Kazanılmış Haklarımız İçin Eylem

Maliye, Adalet, İçişleri Bakanlığı personeli başta olmak üzere 2013 yılında fazla çalışma ücretleri kesilen büro çalışanlarının kazanılmış hakları için Büro Hak-Sen Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Büro Hak-Sen’in taleplerini içeren mektupların 548 milletvekiline gönderilmek üzere hazırlanan kolilerle yapılan eylemde açıklamayı Büro Hak-Sen Genel Sekreteri Özgür Tuncer yaptı.

Özgür Tuncer şunları söyledi;

Maliye çalışanlarının kazanılmış hakları her geçen gün geri alınmaktadır. Artık bu gidişe dur demenin zamanı geldi de geçmektedir. Yaptığı hizmetler gelir getirici olmasına rağmen personelin gelirleri giderek azalmaktadır.

Değerli Basın Mensupları,

Maliye Çalışanlarının sorunlarının çözülmesi için gerekli yasal düzenlemenin yapılması için hazırladığımız mektubu başta sayın Başbakan ve Maliye Bakanı olmak üzere 548 milletvekilimize göndereceğiz.

Mektubun içeriğini kamuoyuyla da paylaşma istiyorum,

FAZLA MESAİ DÜZENLEMESİ ACİLEN YAPILMALIDIR.

2011 yılında yürürlüğe konulan 666 sayılı KHK ile memurların kazanılmış hakları elinden alınmış, Maliye Bakanlığında 2012 sonu itibariyle fazla mesai uygulamasına son verilmiştir. Bunun sonucunda maliye çalışanının aylık gelirinde ortalama 400.-TL kayıp olmuştur. Bunun yerine de maaşlarda herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır. Yıllardır ödenen ı ve bütçesine destek olan fazla mesai gelirinden mahrum bırakılması personeli sıkıntıya sokmuş ve geçim sıkıntısı daha da artmıştır. Maliye çalışanının kayıplarını karşılayacak şekilde acilen bir düzenleme yapılmalıdır.

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TAM ANLAMIYLA UYGULANMALDIR.

Bütçe açığı var deniyor, tasarruf edelim, memura az zam verelim, bu da yetmedi fazla mesailerini kaldıralım. Neden hep memurdan fedakârlık isteniyor? Başbakan açıklıyor bu yıl Türkiye Ekonomisi %7 büyüdü.

Nedense büyümeden hep başkaları faydalanıyor.
Neden memura hiç büyümeden pay verilmiyor?
Neden memur hep küçülüyor, başkaları büyüyor?
Maliye memuru eskiden beri diğer memurlardan farklı ücret almaktaydı. Çünkü maliye memuru 30’a yakın vergi kanunundan oluşan vergi mevzuatını uygulamakla yükümlüdür. Bu kadar bilgi ve uzmanlaşmayı gerektiren bir kurum daha var mı? Hükümet kamuda eşit işe eşit ücret diye 666 sayılı yasayı çıkardı. Sonuçları ortada. Hani nerde eşit iş?
Nerde eşit ücret?

ÜCRET DENGESİZLİĞİNİ GİDERMEK İÇİN MALİYE HİZMETLERİ SINIFI MUTLAKA İHDAS EDİLMELİDİR.

Bakanlık çatısı altında bulunan Muhasebat Genel Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığının tüm personellerinin verdiği hizmetin temelinde PARA yatmaktadır. Bu temel sebebiyle çalışanların hepsi mali olarak sorumluluk altındadır. Bu şekilde parasal temelli çalışan başka hiçbir bakanlık yoktur. Mali Hizmetler Sınıfı olarak tanımlanmamızın bir diğer önemli gerekçesi işte bu parasal tabanlı ve mali sorumluluk içeren çalışma şartlarımızdır.

657 sayılı Devlet Memurları Yasası yeniden ele alınıyor. Hatta bununla ilgili yakın zamanda Abant’ta çalıştay yapıldı. Yeni düzenlemelerle maliye hizmetleri sınıfı ihdas edilerek maliye çalışanına hak ettiği özlük haklarının verilmesi gerekmektedir.

GELİR UZMANLARI VE DEFTERDARLIK UZMANLARININ MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR.

Açıktan atama yoluyla sürekli olarak kuruma Gelir Uzmanı alınmaktadır. Kuruma alınan her üç gelir uzmanından ikisi başka kurumlara geçmektedir. Devletin ve kurumun kaynakları gereksiz yere heba olmaktadır. Bunu önlemenin yolu, hiçbir bakanlıkta olmayan merkez–taşra uzmanı ayrımından vazgeçerek Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde çalışan gelir uzmanlarına ve Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışan defterdarlık uzmanlarına hak ettiği 3600 ek göstergesinin verilmesidir.

Bunun yanında aynı okullardan mezun olmuş kurum içinden özel sınavla alınan gelir uzmanları ile açıktan atama yoluyla kuruma alınan gelir uzmanları arasındaki kariyer ayrımı kaldırılmalıdır.

GÖREVDE YÜKSELMENİN ÖNÜ AÇILMALIDIR.

Halen kurumda çalışan üniversite mezunu maliye memuru, eğer şef değilse ve gelir uzmanı da değilse kesinlikle yükselme şansı yoktur. Bu arkadaşlarımız ne müdür yardımcısı ne de müdür olabilmektedir. Sonraki kademelerde de benzer sorunlar yaşanmaktadır. Maliye Bakanlığı gibi köklü bir kurumda anayasada yer alan kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı hareket edilmektedir.
Ayrıca kurum içinden alınmak üzere gelir uzmanlığı ve defterdarlık uzmanlığı sınavları açılmalı ve sürekli hale getirilmelidir.
Bu sayede;
-En son yapılan gelir uzmanlığı sınavına hava şartlarından dolayı sınav yerine ulaşamayıp, sınava katılamayan,
-2008 yılında üniversite mezunu olarak işe alınan ve sınavların yapıldığı tarihte üç yıllık çalışma şartından dolayı sınavlara katılamayan,
-Ve halen okullarını bitirmiş, gerekli nitelikleri taşıyan,
MALİYE ÇALIŞANIN mağduriyeti giderilecektir.

MEMURLAR İÇİN EMEKLİLİK İMKÂNSIZ HALE GELMİŞTİR.

Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan emekliliğine hak kazanmış çeşitli unvandaki memurların Aralık 2012 ayı ücretleri ile emekli olmaları halinde bağlanacak emekli aylıkları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda memurların zorunlu olarak çalışmayı tercih ettikleri belirlendi. Emekli olmaları halinde halen almakta oldukları ücretin; Mühendis yüzde 61’ini, Şube Müdürü yüzde 55’ini, Öğretmen yüzde 54’ünü, Sağlık Memuru yüzde 50’sini, Gelir Uzmanı yüzde 42’sini, Polis Memuru yüzde 40’ını Emekli aylığı olarak almaktadır.

Normal şartlarda 25 hizmeti bulunan bir memurun emekli olması halindeki aylık bağlama oranı yüzde 75 olmalıdır. Ek ödemelerin emekli maaşı hesabına dâhil edilmemesi sonucu reel olarak aylık bağlama oranı düşmektedir. Bu nedenle, kamu görevlileri için emeklilik giderek hayalden de öte imkânsız hale gelmektedir. Biz mezarda emeklilik istemiyoruz.

NİNELERDEN HEMŞİRE, DEDELERDEN POLİSLERİMİZ OLACAK.

Mevcut ücret politikasının devam etmesi halinde 10 yıl sonra ülkemizdeki kamu hizmetlerini yürüten personelin yaş ortalaması ciddi biçimde yükselecektir. Hemşire ninelerin, polis dedelerin ve aksakallı vergi memurlarının olması kaçınılmazdır. Bu durumun önlenmesi için ücret politikasının değiştirilerek, memurlara yapılan tüm ödemelerin emekli aylığı hesaplanmasında dikkate alınması gerekmektedir.

DEVLET KAYIT DIŞI İŞLEM YAPIYOR.

Ülkemizin en önemli sorunlardan birisi de kayıt dışı ekonomidir. Gelir İdaresi Başkanlığı hatta geçtiğimiz kasım ayında kayıt dışı ekonomi ile mücadele konulu yarışma da düzenlemiştir. Ama asıl kayıt dışılığı bizzat devletin kendisi yapmaktadır. Almış olduğumuz maaşların yaklaşık üç de biri ek ödemelerden oluşmaktadır. Bu ek ödemelerden ne vergi alınmakta, ne de sosyal güvenlik primi kesilmektedir.

DEVLETİN KAYBI 5 MİLYAR TL.

Maliye Bakanlığı verilerine göre ek ödemelerin yapılmaya başlandığı 2006 yılından bugüne kadar toplam 17 Milyar TL ek ödeme yapılmıştır. Bu ödemelerden asgari yüzde 15 gelir vergisi ve yüzde 14 emekli sandığı primi kesilmediğini göz önüne aldığımızda Devletin gelir kaybı 5 Milyar TL civarındadır.

Bu nedenle, ek ödemelerden tüm yasal kesintilerin yapılarak, emeklilik tazminatı ve emekli aylıklarına dâhil edilmesini istiyoruz.
Eklenme : 27 Nisan 2013

Bu habere ekli dosya bulunmamaktadır

Facebook'ta Paylaş
Adres : GMK Bulvarı 40/2 Kat 2 Maltepe / ANKARA - Telefon : (0312) 229 03 25 - ( - Faks : (0312) 229 03 26