Çivi:Görevde yükselmede liyakat ve sadakat önemli

Haksen Genel Başkanı Ayhan Çivi, Kanal B'de katıldığı Güncel programında kamu personeline ilişkin önemli tespitlerde bulundu.

" PROGRAMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ"

EMRE SAKLICA: Güncele kaldığımız yerden devam ediyoruz programın bu bölümde konuğumuz Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ hoşgeldiniz.

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Hoş bulduk Emre Bey

EMRE SAKLICA: Gündemdeki önemli gelişmeler arasında kamu emekçilerini özellikle yakından ilgilendiren pek çok tartışma var. Özellikle 15 Temmuz sonrası dönemde kamu emekçileri ile ilgili kararlar gündemde geniş yer tuttu ve bir tarafta da aslında daha öncesinde başlayan bir tartışma yakın zamanda yeniden gündeme geldi. Memurun güvencesi nasıl olacak ? Şimdi bu konuda yeni bir düzenleme hazırlandı artık ortada çok geniş kapsamlı mı olacak ne olacak ne bitecek ama artık memurun güvencesi eskisi gibi olmayacak o görünüyor. Nasıl bir şey çıkacak ortaya bu konu çok tartışılıyor gündem de yine neler diyorsunuz ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Bu iş güvencesiyle ilgili hatta bu iş güvencesiyle beraber performansla ilgili 2005 yılından beri Türkiye’nin gündeminde bu konu tartışılıyor. Her iktidar döneminde her yeni hükümet kurulduğunda her bakan değiştiğinde Kamu Çalışanlarının iş güvencesinin olmaması gerektiği, iş güvencesi olduğu sürece kamu çalışanlarının gerekli hizmeti veremediklerini verimli olamadıklarını, dolayısıyla çalışan memurla çalışmayan memurun bir şekilde ayırt edilmesi gerektiği ve benzer gerekçelerle bu gündeme geliyor. Doğrusu kamu görevlisinin iş güvencesinin bu belirtilen gerekçelerle uzaktan yakından hiçbir alakası yok. Yani kamu çalışanları kendi iradeleriyle bir takım işleri yapan, kendi kendisine karar veren insanlar değiller. Onların çalıştığı bir mevzuat var onları denetleyen yöneticiler var amirleri, şefleri ve müdürleri var. Dolayısıyla da burada bence esas olan şey kamu görevlilerinin iş güvencesini zayıflatarak onlar üzerindeki bir takım yaptırımları artırmak. Siyasi bir takım yaptırımları rahatlıkla uygulayabilmek, kayırmacılığı, torpili etkili bir şekilde kullanabilmek diyorum. Zira kamu görevlisinin iş güvencesi (altını özellikle çiziyorum) vatandaşımızın hizmet alma güvencesidir. Bugün kamu görevlileri için siyaset yasağı da vardır. Neden siyaset yasağı vardır. Kamu görevlisi herhangi bir siyasi partinin mensubu olamaz. Zira bütün vatandaşlara eşit adil ve tarafsız hizmet sunmak zorundadır. Bu hizmetin kaynağı nedir ? Yetki aldığı yasalardır, vergi kanunlarıdır, sigorta kanunlarıdır ve diğer kamu hizmetine yönelik kanunlardır. Bunları yerine getirir, kendisine verilen görevleri yapar. Bu görevlerle ilgili bir eksiği olduğunda, bir yanlışı olduğunda da gerekli disiplin kovuşturmaları yapılır memuriyetten çıkarmaya kadar da bunun disiplin hükümleri vardır. Burada yaptırımsız memur tamamen her şeyden arındırılmış dokunulmaz bir görevli değildir. O yüzden de bu iş güvencesi konusu bence çok üzerinde titizlikle durulması gereken korunması gereken memur içinde bizim içinde vazgeçilmez bir olgudur.

EMRE SAKLICA: Özellikle bunun net olarak korunması gerekiyor diyorsunuz ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Kesinlikle

EMRE SAKLICA: Tabi bu pek çok düzenleme var aslında yani gündeme gelecek tartışılacak ama özellikle kamuya personel alımında yeni düzenlemeler de dikkat çekiyor. İşte mülakat konusunun daha ön plana çıkacağı bir dönem mülakat liyakat tartışması her zaman yapılıyor. Ama tabi Türkiye’nin de 15 Temmuz sonrası kamuya personel alırken daha hassas davranması bir taraftan da anlaşılabilir bir durum şimdi bu nokta da mülakat mı liyakat mı nasıl o denge sağlanabilir nasıl anlaşılabilir. Ne yapmalı ve şu andaki sistemi nasıl değerlendiriyorsunuz ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Aslında belli unvanlar hariç kamuda görevde yükselmelerde yazılı sınavın sonuçlarına göre atamalar yapılıyordu. Ancak en son yönetmelik değişikliği ile bütün kamu kurumlarındaki görevde yükselmelerde mülakat sınavı da getirildi ve orada mülakat veya yazılı sınavın ortalaması alınacak. Kamuda ilk defa memur istihdam edildiğinde bunun mülakatla alınması son derece doğal zira siz bir insanı Devlet memuru yapacaksınız o insanın en azından vizyonunu kendini ifade etme yeteneğini hizmet kabiliyetini hizmet verebilme kabiliyetini yazılı sınavın yanında fiilen de görmeniz gerekiyor. Bunu anlıyorum ancak kamuya istihdam edilmiş adaylık sürecini tamamlamış ve kamuda fiilen çalışan bir kamu görevlisinin bir memurun şef olurken tekrar bir mülakata tabi tutulması bizce objektif bir kriter olmayıp subjektif bir krıter olarak konulmuştur ve burada karar vericilerin tamamen kendi inisiyatiflerine kalmış bir olaydır. Şimdi Türkiye 15 Temmuz sürecini yaşadı ve yüzbinin üzerinde kamu görevlisi FETÖ/PDY yapılanmasıyla ilişkili olduğu için uzaklaştırıldı. Bunlarda zamanında bir takım kamu yöneticilerince istihdam edilmiş insanlardı. Suçlu, suçsuz onu zaman içerisinde yargılamalar kara verecek ama burada esas itibariyle de Emre Bey liyakat ve sadakatin öne çıkarılması gerekiyor. Eğer biz kamuda gerçekten Devletimizin vatandaşa sağlıklı hizmet vermesini istiyorsak ki ben öyle düşünüyorum şahıs olarak burada bir kamu görevlisinin bilgi beceri ve hizmet verme kabiliyetinin tespit edilmesi lazım. İkincisi sadakatinin tespit edilmesi lazım. Bu sadakatten bir siyasi partiye bir cemaate bir örgüte sadakatten bahsetmiyorum. Devlete sadakatten bahsediyorum

EMRE SAKLICA: Şimdi sadakatten bahsediyorsunuz. Sadakat tabi çok tartışılır bir kavram bir tarafta dediğiniz gibi neye sadakat ve nasıl tanımlanacak yani mesela bu nasıl belirlenecek neler diyorsunuz ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Şimdi burada sadakatten kastımız bir memurun görevlerini yaparken öncelikle yasalara ve kamuya karşı sorumlu olduğunu düşünerek hareket edecek olmasıdır. Aldığı kararlarda da yaptığı icraatlarda da bu çerçeve de hareket etmelidir. Ancak maalesef kamuda ki sadakatin önemli ölçüde yıpratıldığını ve kamu görevlilerinin bu duygudan uzaklaştırıldığını düşünüyorum. Emre Bey zaten bu olduğu takdirde yani Devletine, Milletine sadakatle hizmet eden bir insan açısından baktığınız zaman hangi göreve gelirse gelsin bu insanın zaten yanlış yapması mümkün değildir. Ama siz hak etmeyen bir insanı sırf politik nedenlerle başka saiklerle bir göreve getirdiğiniz de o kişi Devlete, kamuya sadakatten ziyade kendisini göreve getiren mekanizmaya sadakatle hizmet etmeye çalışıyor , yanlış kararlar da alabiliyor. Bugün yani kamuda işte pek çok yere sızmış bu anlamda örgütlenmiş bir terör örgütünden bahsediyoruz değil mi? Bu memurlar bu görevliler oralara nasıl geldi ? Belli kamu yöneticilerinin inisiyatifleri ve referanslarıyla gelmişler yani başka yere sadakat duyarak görev yapmışlar buradan bunu anlıyoruz.

EMRE SAKLICA: Evet bu önemli noktalardan birisi şimdi bir tarafta da tartışılan noktalar yenilikler neler yapılmalı yine ona döneceğiz ama çok sayıda memur açığa alındı kamu emekçisi açığa alındı ve bir tarafta bu iş yüküne etkileri mutlaka vardır o konuda değerlendirmelerinizi merak ediyorum. Yeni alımlarda yapılacağı gündemde ama bu konuda Devlet biraz daha cimri olmayı planlıyor artık yani yeni personel alımı konusunda şimdi bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz. Çok ciddi açık var mı sizce kamuda sonrasında da biraz iş yükünü konuşalım.

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Şimdi burada aslında gerek memuriyetten çıkarılmalar 672 sayılı kanun hükmü kararnameler gerekse halen hakkında çıkarılma işlemi yapılmamış ama açıkta bekleyen pek çok kamu görevlisi vardır. Emre bey aslında kamu vicdanının da bu anlamda daha net olayı anlayabilmesi açısından hani bir mağdur kesimden bahsediliyor suçlu, suçsuz bilemeyiz ama en azından masum olduğunu iddia eden kamu görevlileri var. Ancak onların bu masumiyetini yargı önünde kanıtlayabilecekleri şuanda çok fazla bir mekanizma da gözükmüyor. Bu açılan davalar yetkisizlik sebebiyle tüm yargı mercilerince ret ediliyor. Burada da bir sıkıntı var yani gerçekten bu insanların içinde Sayın Cumhurbaşkanımızda söyledi işte haksızlığa uğramış olabilir Başbakanımızda söyledi olabilir. Bu kadar büyük bir kitle içerisinde ama şu anda o insanlarında kendini hukuk önünde masumiyetlerini ispat edebilecekleri bir hukuki mekanızma yok özellikle belirtmek istiyorum. İkincisi elbette kamuda sonuç itibariyle gerek güvenlik kuvvetlerinde gerek diğer kamu birimlerinde bir personel eksikliği oluştu ama tabi kamunun kendi refleksiyle bu eksiklik hissedilmiyor. Bu hizmetler devam ediyor ve kamuya yeni alımlarda da mutlak suretle geçmişte yapılan hatalar yapılmayarak daha dikkatli daha titiz davranılıyor. Ama yine sonuçta da orada kimlerin bu göreve alınacakları insanlar karar verecekler. Bu insanlar bence önemli yani seçen insanların bakış açısı bence çok önemli. İşte onlar liyakate ve sadakate mi bakacaklar yoksa yine başka saiklere mi bakacaklar ona da dikkat etmek lazım diye düşünüyorum.

EMRE SAKLICA: Evet bir tarafta da şimdi bütçe biliyorsunuz yakın zamanda meclise gelecek orada kamuya alım beklentisi 50 – 60 bin. Ama 5 bin yeni memur alımına izin verilecek diye belirtiliyor. Bu kararı nasıl yorumluyorsunuz yani bütçe biraz daha daraldı mı memurlar olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Zaten 2017 de Ocak ayında biliyorsunuz %3 zam alacağız. 2015 deki sözleşme ile yüzde 3 lü 4 lü zamlara geri döndük. Zaten personel giderlerinde ciddi bir kısılma bekleniyor. Bakıyoruz servis hizmetlerinde taşımada kamu kurumlarının sadece merkez teşkilatlarına servis hizmeti veriliyor. Yemek yardımları konusunda da bakıyoruz Emre bey orada da yine 50 sayısı duruyor. Taşra da pek çok kamu görevlisi yemek yardımından istifade edemiyor bununla beraber personel alımında daha çok sağlık personeli ve öğretmenler düzeyinde sözleşmeli istihdamına biraz daha fazla kadro verilecek gibi gözüküyor.

EMRE SAKLICA: Geçelim bir başka konuya şimdi bu iş yüküyle ilgili bir miktar artış var bu büyük sıkıntılar yaratıyor mu?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Bu gerçekten de şu anda adliye de çalışan özellikle idari yargıda adli yargıda çalışan personel açısından mevcut yaşanılan olayların yargıya taşınılması sonucu ciddi bir iş yükü getirdi ve burada da yargı çalışanları hem personel yetersizliği (çünkü yargıda da ciddi görevden almalar açığa almalar görevden uzaklaştırmalar ki orada hala bu devam ediyor ) dolayısıyla orada bir ciddi iş yükü var. Yani bugün bir idari yargıda idare mahkemelerinde %50 ye yakın bir artış söz konusu iş yükünde. Genelde de görevden alınan memurlar, kamu görevlileri bir şekilde idari yargıya başvuruyorlar.

EMRE SAKLICA: Peki geçelim şimdi kamu emekçilerini ilgilendiren pek çok başlık var dedik bunlardan diğeriyle devam edelim isterseniz. 4/C liler aslında sizinle yıllardır konuşuyoruz. Bu süreçte 4/C lilerle ilgili sıkıntılar makro düzeyde çözülecek mi çözülmeyecek mi bilemiyoruz. Çünkü dediğiniz gibi kamu da önemli değişiklikler var bir tarafta kaygılar var pek çok nokta var. Ama 4/C lilerle ilgili önemli bir karar olduğundan da bahsettiniz. 4/C yle ilgili son durum ne, ne olacak 4/C sorunu nasıl çözülecek ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Şimdi biraz daha geriye doğru gidersek 2010 yılına kadar 4/C li personel örgütlenme hakkını dahi kullanamıyorlardı. Bizim 2008 yılında başlattığımız bir hukuk mücadelesiyle 2010 yılında 4/C li personel örgütlenme hakkını elde etti. Biz bununla beraber 2009 yılında Türkiye İstatistik Kurumunda 25 yıl fiilen 4/C li olarak çalışıp emekli olan bir üyemiz adına bir yargı başvurusu yapmıştık o dönemde. 25 yıl çalışmasına rağmen 1 kuruş kıdem tazminatı ödenmeden arkadaşımız emekliye ayrılmak zorunda kalmıştı. Bizde o dönemde o davayı açtık ve düşünün yaklaşık bir 6-7 yıl sürdü bu dava ve Danıştay 12. Dairesi bir karar verdi 2010 yılından da önce emekli olan geçici personele iş sonu tazminatı ödenmesi gerektiğine karar verdi bu çok önemli bir karardır.

EMRE SAKLICA: Evet ne anlama geliyor. Bunu biraz açıklayabilir misiniz?
Genel Başkan: Bu şu anlama geliyor Emre Bey. 2010 yılından önce kamuda 4/C personel olarak çalışırken emekliye ayrılan, istifa eden ve sözleşmesi feshedilen personeller herhangi bir tazminat alamıyorlardı. Emekli olanlara sigorta aylık bağlıyordu. Diğerleri de herhangi bir şey alamıyorlardı bu şu anlama geliyor 10 yıllık bir zaman aşımı süreci vardır yani 2006 yılının sonundan itibaren emekli olan 2010 yılına kadar işten ayrılan personellerin bu anlamda kurumlarına başvuru hakkı doğdu bu başvurulara olumsuz geri bildirimi yapılması halinde idari yargıyla bu tazminatlarını talep etme hakkı doğdu ki Danıştay 12. Dairesi diyor ki ayrımcılık olmaz diyor 2010 dan sonrakilere ödüyorsunuz çünkü orada düzenleme yapılmıştı.. Yani bizim sendikaların görevi aslında bunlar olmalı yani böyle mağdur ve mahrum kesimlerle ilgili çalışma yapılması gerekiyor. Bizde bunu elimizden geldiği kadar aralıksız takip etmeye çalışıyoruz. Bununda sonuçlarını çalışanlar yararına aldığımızı düşünüyorum.

EMRE SAKLICA: Peki şunu da soracam 4/C’yle ilgili total bir çözüm yani net bir çözüm hiç görünüyor mu ufukta ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Şimdi burada şöyle bir şey var Emre bey aslında gerek Çalışma Bakanımız gerek hükümet de bu konuda rahatsız ancak bunun en kolay çözümü mevcut bu personelin kadroya alınmas. Zaten şu anda da kamuda ciddi bir memur personel açığı var. Bu insanlarda yılladır zaten sadakatle hizmet etmişler gerek işçiyken gerek Tuik’ de olduğu gibi 4/C li olarak dolayısyla da bu çok konuşulan bir durum ama bir türlü harekete geçilmiyor burada da benim kendi düşünceme görede 4/C sisteminin kaldırılması halinde bundan sonra özelleştirilmeler var henüz daha tamamlanmamış Enerji de var Şeker iş kolunda var dolayısıyla da bundan da bir türlü vazgeçilmiyor. Bizde yargı kararları en azından onların tanımlanmamış haklarını tanımlamaya çalışıyoruz ortaya çıkarmaya çalışıyoruz Emre Bey

EMRE SAKLICA: Peki şimdi bir diğer konuda taşeronlarla ilgili aslında yılın başında önemli tartışmalar yaşadık yani taşeronların tamamen kadroya alınma noktasına gelinmişti ama pek çok olaylar yaşanmıştı. Son durum ne şimdi ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Başbakan Ahmet Davutoğlu kendi grup toplantısında bunu kamuoyuna denklere etti ancak ondan sonra Türkiye de yaşanan tabi bir takım gelişmeler olaylar sanıyorum bu konuyu biraz daha geri plana itti. Ama buda bence kamuda çözülmesi gereken önemli konulardan bir tanesi. Henüz daha ortaya çıkmış bir somut bir taslak bir tasarı bulunmuyor. Hala sanıyorum bürokratik bir çalışmalar bunun üzerinde devam ediyor Emre Bey

EMRE SAKLICA: Peki bütün bunların bir çatı altında toplanınca bir reform yapılmalı mı sizce yani bu statüleri azaltmak adına ne yapılmalı ?

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Kesinle. Burada aslında Emre Bey şöyle bakın yani kurum içerisinde bile aynı odada bile farklı statüde çalışan insanlar var. Merkez teşkilatında farklı taşra teşkilatında farklı mali ve sosyal haklara sahip kamu görevlileri var. Bunlar aslında kamudaki çalışma barışı açısından ciddi ölçüde zarar veriyor. Bunların giderilmesi lazım yani bir reform yapılacaksa hemen akla memurun iş güvencesi gelmemeli hemen akla mülakat gelmemeli burada bu eşitliğin sağlanması gerekiyor. Kamu da şuanda 4 – 5 statü var. Bordro kirliliği var dolayısıyla da bunların tek çatı altında toplanıp iş güvencesiyle birlikte 657 sayılı yasanın evet temel bir yasadır uzun deneyimler sonucu ortaya çıkmıştır ama artık pek çok ihtiyacı karşılayamıyor o yasanında güncellenmesi ve kamu personel mevzuatının da sadeleştirilmesi gerekiyor. Bunların yapılması lazım yani böyle tekil problemler üzerinden de giderek aslında çok fazla biz bir çözüme ulaşamıyoruz. Şunu da özellikle belirteyim buda bir sitemdir en son geçtiğimiz hafta sonu Bursa da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bir kamu personeline ilişkin bir çalıştay yaptı ancak bu çalıştaya maalesef 3 büyük memur konfederasyonu dışındaki memur konfederasyonlarının genel başkanları dahi davet edilmedi. Buda katılımcı demokrasisi açısından bence bir sıkıntılı durumdur diye düşünüyorum. Sizin aracılığınızla iletmek istiyorum zira bizlerde düşünen fikir sahibi insanlarız eğer bu çalışmalar ülkemiz için , kamu çalışanları için devletimiz için yapılıyorsa bizimde buna her halükarda katkı sağlamamız söz konusudur.

EMRE SAKLICA: Evet buda önemli aslında, yani toplu sözleşme masasında ki aslında tepkilerin bir benzeri olarak da bunu okumak mümkün anladığımız kadarıyla.

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Kesinlikle öyle

EMRE SAKLICA: Peki çok teşekkür ediyorum katkınız için

GENEL BAŞKAN AYHAN ÇİVİ: Ben teşekkür ediyorum Emre Bey.
Eklenme : 03 Kasım 2016

Bu habere ekli dosya bulunmamaktadır

Facebook'ta Paylaş
Adres : GMK Bulvarı 40/2 Kat 2 Maltepe / ANKARA - Telefon : (0312) 229 03 25 - ( - Faks : (0312) 229 03 26