Haksen Genel Başkanı Ayhan Çivi: Kamu Personel Rejiminde eksen kayıyor

Haksen Genel Başkanı Ayhan Çivi, Kanal B'de katıldığı "Güncel" programında çalışanların gündemini değerlendirdi.

Programda, taşeronların özel sözleşmeli personel olarak kamuda istihdamının Kamu Personel Rejiminde eksen kayması anlamına geldiğini vurgulayan Çivi, önemli tespitlerde bulundu.

" PROGRAMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ"


Emre SAKLICA: Evet güncele kaldığımız yerden devam ediyoruz. Programın bu bölümünde kamu emekçilerinin sorunlarını konuşacağız, Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ ile hoş geldiniz.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Hoş bulduk Emre Bey.

Emre SAKLICA: Evet taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili bir çalışma söz konusu Geçtiğimiz hafta Başbakan Sayın Ahmet DAVUTOĞLU partisinin grup toplantısında bunu açıkladı sonrasında Maliye Bakanı Naci AĞBAL konuştu. Tabi ortaya nasıl bir yapı çıktı şimdi ne oldu onu biraz konuşacağız. Neler diyorsunuz sizce nasıl bu beklediğiniz paket mi?
Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Bizim için de doğrusu çok sürpriz oldu. Sayın Başbakan grup toplantısında açıklamada tüm taşeronların asli hizmette ve yardımcı hizmet yapıp yapmadığına bakılmaksızın kadroya alınacakları şeklinde bir açıklama yapmıştı. Ancak daha sonra Maliye Bakanı ve Çalışma Bakanının yaptığı açıklamalarda durumun biraz daha farklı olduğunu gördük. Bu açıklamalardan kamu personeli rejiminde taşeronlarla birlikte bir eksen kayması olduğunu görüyoruz. Zira, taşeronların mevcut ücretlerinde herhangi bir değişiklik olmadan 3 yıl süreyle özel sözleşmeli statüde istihdam edilecekleri belirtildi.

Emre SAKLICA : Yani ne anlama geliyor bu ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Kamu personel rejiminde ilk defa bu terimle karşı karşıya kalıyoruz. Sözleşmeli , 4/C’li geçici personel, kadrolu memur ve kadrolu işçi vardı ancak özel sözleşmeli statü ilk defa zikrediliyor. Doğrusu biz bunun içerik olarak da gerek anayasamızın gerek 657 hangi maddesine dayanılarak böyle bir statü inşa edileceğini merakla bekliyoruz.

Emre SAKLICA: Evet aslında beklediğiniz daha radikal bir biçimde taşeronun kadroya alınmasıydı değil mi bu sürede ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Daha önceki yapılan açıklamalar, asli iş yapanların kadrolu işçi olarak istihdam edileceklerine ilişkindi. Memuriyete geçirilmeleri ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Ancak görüyoruz ki bu arkadaşlarımız özel memurlar olacaklar. Özel sözleşmeli memur olacaklar.

Emre SAKLICA: Bu şimdi yeni bir yapımı çıkacak. Yani 4/E gibi mesela. Belki harfi olmayacak ama böyle bir şey mi oluyor ne oluyor ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir diye bir atasözümüz var. Bu yeni sözleşmeli özel statü bundan sonraki personel istihdamının da işaretlerini veriyor. Düşünün emniyetle askeri personelimizi çıkardığımızda yaklaşık 3 milyon civarında kamu personeli var. 800 bin taşeron işçisini de özel sözleşmeli sıfatıyla kamu görevlisi yaptığınızda nerdeyse 4 çalışandan bir tanesi özel sözleşmeli pozisyona geliyor. Demek ki bundan sonraki diğer kamu çalışanları içinde böyle bir pozisyon öngörülüyor. Bundan sonra muhtemelen gerek anayasa değişikliğinde gerekse ondan sonraki kamu personel reformunda bunun bir pilot uygulama olarak ben değerlendirildiğini düşünüyorum. Bu tamamen kendi deneyimime dayanarak ön sezilerime dayanılarak ve kamu personel rejimindeki konumuna baktığımız zaman demek ki bütün kamu personeli muhtemelen özel sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilir. Zira 3 yıllığına bir sözleşme yapılacak. Ücretlerinde bir değişiklik olmayacak. Birde sınav öngörülüyor. Tabi teknik detaylar henüz ortaya çıkmadı nacak taşeronlar açısından da bir hayal kırıklığı diye düşünüyorum. Aslında bu taşerona kadro konusu karayollarındaki taşeron işçilerinin açtığı davalar sonucu asıl işverenin devlet olduğuna Yargıtay'ın da karar vermesiyle gündeme geldi. Yani zaten taşeronların asıl işvereni Devlettir. Bunlar bir nevi kamu görevlisi saylıyorlardı işçi statüsünde bu anlamda da onlar açısından bize göre yeni bir şey yok. Birde burada tabi sendikal örgütlenmeler anlamında da bir netlik yok. Şu ana kadar taşeron işçilerin sendikal hakları verildikten sonra işçi sendikalarımız örgütlendi. Bu durumda memur sendikalarına yönelecekler.

Emre SAKLICA: Galiba öyle gözüküyor.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Böyle bir aktarım söz konusu olacak bu da tabi çalışma yaşamında belli dengeleri değiştirebilecek bir düzenleme sonuç itibariyle. Gerek bizlerin gerek taşeronların beklentilerinin dışında bir gelişme diye düşünüyorum.

Emre SAKLICA: Peki burada şunu sormak istiyorum. Açılmış çok sayıda dava var. İşte asli işi yaptığı için kadroya geçmek isteğini dile getirmiş yasal yollarla hakkını arayan kişiler var. İşte seçim öncesi karayollarındaki taşeron çalışanlar kadro almıştı mesela bir hak kazandılar şimdi ortada aslında böyle bir yapı varken içtihat varken şimdi o tamamen kalkacak mı artık yargı yolu kapanacak mı ? Mesela taşeron çalışanlar için çünkü farklı statü gibi bir şey çıkıyor ortaya bu konuda da tartışma çok.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Bu düzenlemenin alt yapısı oluşturulurken bu konuların da ciddi bir biçimde göz önüne alındığını düşünüyorum. Söylediğiniz gibi statülerde değiştiği gibi muhtemelen yargı yolunu da kapanacak taşeronlara. Bu anlamda yeni düzenleme bazı hukuki itiraflara da gebe olacak. Bizde bunları değerlendireceğiz. Olması gereken taşeron işçilerimizin işçi kadrolarında değerlendirmeleri gerekirdi. Diğer taraftan şöyle bir durum da var. Kamuda şu anda 25 bine yakın 4/C ‘li personel var. Bu personelin büyük bir kısmı daha önce kadrolu kamu işçisiyken geçici personel statüsüne dönüştürdüler kamu kurumlarına nakledildiler. Türkiye istatistik kurumunda 40 yıldır geçici statüde asli işi yapan çalışanlar var. Onlar açısından da yeni bir itilaf söz konusu olacak diye düşünüyorum. Bu düzenleme ile beraber aslında tüm 4/C Lİ personelin de geçici personel statüsünden çıkarılarak kadroya nakledilmeleri gerekiyor.

Emre SAKLICA: Evet izleyicilerimizden tabi çok sorular geliyor. Sosyal haklardı lojman hakkıydı benzer haklar ne olacak ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ:Halen sözleşmeli personel istihdamını düzenleyen 1978 yılında çıkarılmış bakanlar kurulu kararı var. O bakanlar kurulu kararıyla sözleşmeli personelin mali ve sosyal hakları belirleniyor. Orda da Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarıyla paralel düzenlemeler var. Muhtemelen de bu yeni öngörülen özel sözleşmeli statüde benzer durumu içerek. Tabi sözleşmeli personellerin muhtemelen mali ve sosyal bu anlamdaki haklarından onlarında yararlanması gerekiyor. Ancak tabi bu sadece bizim mevcut yasal düzenlemeler kapsamındaki değerlendirmelerimiz. Bazen de bir bakıyorsunuz ki gerçekten de hukuka ve yasalara çokta uygun olmayan düzenlemeler de yapılabiliyor. Burada tabi önemli olan nokta yasal düzenleme ile bu yapılacak dolayısıyla da bunun içinin doldurulması gerekiyor. Yani bir bakanlar kurulu kararı ile olacak bir durum gözükmüyor.

Emre SAKLICA: Evet yani burada şu da tartışılabilir aslında. Şimdi kamu emekçileri konfederasyonları diyordu ki "taşeron işçi kadroya alınmalı asıl iş yardımcı işçi diye bir kavram olmaz". Hepsi asıl iştir gibi bir beklenti içerisindeydiniz. Böyle bir paketin çıkacağı KPDK da sözleşme masasında veya memur haklarının tartışıldığı platformlarda karşınıza çıktımı ? yani bu bir birden mi çıktı ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Birden çıktı. Sayın Başbakanın Grup toplantısındaki açıklamasıyla beraber gündeme geldi.

Emre SAKLICA: Hatta sevindiniz. Taşeronlar kadroya alınıyor diye.
Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Evet en azından hatta biz biraz da sitemkar da davrandık. Neden 4/Cliler bu kadro düzenlemesinin içerisinde yok diye . Taşeron konusu kamu görevli sendikalarının yetki alanlarının dışında bir konu. Kamuda örgütlü işçi sendikalarımızın üyesiydi bu arkadaşlarımız dolayısıyla orda neler konuşuldu onları bilmiyoruz. Sosyal taraflarla bir irtibat kuruldu mu onların bu konudaki düşünceleri alındı mı gördüğüm kadarıyla işçi sendikalarımızda bu durumdan mutlu değiller.

Emre SAKLICA: Peki şu da tartışılıyor asıl iş yapanların taşeron olarak kadroya alınmasının devlete çok büyük maliyet getireceği ve bu yüzden bu yolun seçildiği belirtiliyor. Sizce çok büyük maliyet getirecek mi Devlete?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Burada şöyle bir durum var. Zaten sayın Maliye Bakanının açıklamalarına baktığımız zaman mevcut ücretleriyle kamuda istihdam edilecekler. Hatta burada nispeten belki de kamu maliyesinin tasarrufu da olacak. Zira taşeronlara da belli düzeyde komisyon ödeniyordu. Taşerona verilen paranın tamamı çalışanlara ödenmiyordu. Bir kısmı da onlarda kalıyordu. Bu anlamda Devlete bir yük getirmeyecek . Sorduğunuz soruya gelince. Muhtemelen kadrolu kamu işçisi olduklarında normal diğer kamu işçilerimiz gibi toplu sözleşme hakkından yararlanacaklardı. Daha önceki açıklamalarda da aslında hükümet kanadında bunların normal işçiler gibi asli görev yapan işçiler gibi bir ücret alacaklar şeklindeydi. Tabi böyle bir şey de ortaya çıkmadı. Tabi ki emre bey sonuç itibariyle bütün personel düzenlemelerinin esas nedeni mali haklar sosyal haklara ilişkindir. Yani olaya ekonomik bakılıyor. Bu uygulama maliyet açısından Devlete ek bir yük getirmiyor. Bir nevide tabi verilen sözlerinde tutulabileceği bir düşünce var. Ancak tabi bu bir beklentileri de doğrusu karşılamadı. Tabi teknik boyutuyla önümüze geldiğinde mutlaka daha detaylı incelememiz daha farklı düşüncelerimizi de paylaşma imkanımız olur.

Emre SAKLICA: Şimdi burada nasıl reaksiyon vereceksiniz. Yani kamu emekçileri olarak HAKSEN olarak siz ne diyeceksiniz. Yani bir eylem mi planlıyorsunuz. Yoksa basın açıklamalarıyla mı tepki yapacaksınız ? Ya da oturumlara meclis de görüşmeler sırasında katılacak mısınız ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Tabi öncelikle bunu yapmamız gerekiyor. Yani oradaki yasa yapıcılara kendi görüşlerimizi kaygılarımızı çekincelerimizi mutlak suretle zaten ileteceğiz. Ayrıca yıllardır yılan hikayesine dönen ve sürekli çalışma yapıldığı zikredilen 4/C konusunun da bu düzenleme ile beraber çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gerçekten de biraz önce söylediğim gibi kadrolu kamu işçisi iken devletin asli görevlerini kamu kurumlarında yerine getiren 4/C'li personelin de bu düzenleme kapsamında kadroya alınması gerekiyor. Bu konuda da bizim ısrarlı çalışmalarımız olacak. Şu anda çalışma yapılıyor devam ediliyor deniyor. Biliyorsunuz 22 Ağustos 2015'de Resmi Gazetede toplu sözleşme mutabakat metni yayımlandı. Orada da çalışma yapılacağı söyleniyordu. Daha sonra 30 Kasımda 2015'de KPDK’da aynı şekilde dilek ve temennilerde bulunuldu. En son yapılan KPDK’da aynı durum önümüze geldi. Halen çalışma yapılıyor deniliyor. Bu kadar zor bir çalışma mı ? doğrusu bizde merak ediyoruz.

Emre SAKLICA: Tabi 4/C ile ilgili aslında bu sadece bugünün mevzusu değil. Biz sizinle yıllardır konuşuyoruz.4/C sorunu nasıl düzeltilecek artık kadroya alınmalı. Tabi bu süreçte memurlarla ilgili bazı düzenlemelerde gündeme geliyor. Bir tarafta torba düzenlemeler işte yakın zamanda vardı bir tanesi. Şimdi orada bütün kamu emekçileri faydalanıyor mu ? Örneğin doğum izni tartışması mesela 4/C bunları nasıl etkiliyor. Nasıl gidiyor onlarda süreç.

Ayhan ÇİVİ: Çalışan hanımların annelik görevlerinin daha sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi yarı zamanlı çalışma hakkı verildi. Bu bütün çalışanları, özel sektör ve Devlet çalışanlarını ilgilendiren bir düzenleme idi. Ancak bu konuda 4/C'lilerle ilgili her zaman olduğu gibi belirsizlik var. Biz bu konuda Devlet Personel Başkanlığına başvuru yaptık. Henüz daha bize bir geri bildirim olmadı. Biz onlarında mutlaka bu bundan yararlanması gerektiğini düşünüyoruz. Ücretsiz izin hakkı da dahil. Zira annelik görevi statü farklılığı gözetmeksizin yerine getirilmesi gereken bir görev. Yani bir 4/C'li bir hanım arkadaşımız doğum yaptığında anne olmuyor mu? Onun çocuğunun annenin ilgisine şefkatine bakımına ihtiyacı yok mu ? Böyle bir şey olabilir mi ? O zaman çocuklar arasında da bir ayrımcılık gündeme gelecek. Dolayısıyla biz gelen yanıta göre elbette ki gerekli hukuki başvuruyu yapacağız. Şimdi burada Emre bey aslında toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarının mali ve sosyal hakları belirleniyor. Bu kanun hükmünde. Şimdi bir servis konusu var. Kamu çalışanlarına servis verilmesi. Bakıyoruz hiçbir kurumda ilerleme sağlanamadı. Özellikle büyükşehirde çalışan örneğin İçişleri Bakanlığı Nüfus İdarelerinde, Maliye Bakanlığında çalışan personelin hiçbir servis imkanı yok. Halbuki toplu taşıma araçları var. Çok rahat kamu kurumları toplu taşıma araçlarıyla Belediyelerle bu konuda gerekli anlaşmaları yapıp en azından bu noktada yararlanmaları sağlanabilir. Diğer sosyal imkanlar noktasında kurumların kendi tesisleri var. Bu konuda bazı kurumlar daha duyarlı. İşte Adalet Bakanlığı, Nüfus çalışanları yine hiçbir sosyal imkanları yok arkadaşlarımızın. En azından normal mesai dışında ailesiyle gidip bir yemek yiyebileceği dinlenebileceği bir tesis yok. Bunların da aslında ciddi bir biçimde ele alınması gerekiyor. Yani sadece mali haklar değil sosyal haklarında bu anlamda yerine getirilmesi gerekiyor.

Emre SAKLICA: Yani olay sadece işte mali bir maaş farkı aynı yerde çalışan iki kişi arasındaki maaş farkı değil çok fazla sosyal farklılıklarda var.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Elbette.

Emre SAKLICA: Tek Tek çözülmesi gerekiyor.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Bu yüzden çalışanlar kurum değiştirmek istiyor. Hepimiz Devletin memuruyuz. Ancak A kurumunda değil de B kurumunda çalışmak istiyor. Bu neden? B kurumundaki imkânların daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla sosyal hizmet adaletinin de sağlanması gerekiyor.

Emre SAKLICA: Peki şunu da konuşmamız lazım. Önemli bir şey söylediniz. Dediniz ki ben bu özel sözleşmeli personel statüsünün yeni bir kavram olarak ortaya çıkardığını düşünüyorum. Yani yarın öbür gün o 657 ‘de planlanan değişikliğin belki de varacağı veya onun bir aşaması noktası görüyorum gibi bir söylemde bulundunuz. Bunu biraz açalım. Tabi 657’deki değişiklikle ilgili geçtiğimiz hafta Mehmet ŞİMŞEK’in açıklaması vardı. O da dedi ki bu konuda çok hantal bir yapı var. Radikal değişiklikler planlıyoruz önümüzdeki süreçte. Neler bekliyorsunuz ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Bunun işaretlerini taşeronla ilgili düzenleme çok açık ve net görüyoruz. 800 bin kişi demek ki şöyle bir durum var. Kamu hizmetleri hizmet alımı yoluyla yerine getirilemiyor. Kamu hizmetlerinin bir şekilde kamu personeli aracılığıyla yürütülmesi gerekiyor. Burada zayıf çalışma ilişkisi planlanıyor. Kamu görevlilerinin verimsiz çalıştığı, iş güvencesi olduğu için bu anlamda yeterince işlerine sahip çıkmıyorlar gibi daha ziyade memurları itham eden bir anlayış var . Şimdi ben buradan Sayın Bakanımıza soruyorum 657 sayılı yasa eksiğine rağmen yamalarına rağmen çıkış itibariyle gerçekten de kamu görevlilerine kamu hizmetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmesini sağlayacak bir yasa. O zamanki yasa koyucu 1965 yılında bunu ortaya koymuş. Bu yasanın iki amacı var. Bir tanesi kamu hizmetlerinin adil, eşit, tarafsız ve bağımsız bir şekilde vatandaşa sunulması. Diğeri de memurun muhannete muhtaç olmadan bu hizmeti bu görevi yerine getirmesi. Yani ücret açısından da devlet memurları da bu anlamda o dönem itibariyle baktığımızda gözetilmiş. Yani 60'lı yıllarda 70'li 80'li yıllarda baktığınız zaman kamu görevlilerinin ücretleri nispeten diğer çalışanlara göre daha iyiydi. Ancak şu anki geldiğimiz noktada sadece iş güvenceleri ile ilgili bu tasarruf değil. Mali ve sosyal hakları ile ilgili de budamanın söz konusu olacağına işaretleri bunlar. O zaman biz kamu görevinin tanımını yeniden yapmamız gerekiyor. Sanıyorum bu düzenlemelerle o da yeniden yapılacak. Şimdi anayasanın 128.maddesi var. Kamu görevlileri asli ve sürekli memurlar aracılığıyla yapılır, diyor. O maddenin değişmesi gerekiyor. Muhtemelen de bu anayasa değişikliği çerçevesinde buda gündeme gelecek. Dolayısıyla da biz yeni bir kavramla karşı karşıyayız.

Emre SAKLICA: Yani memuru işçiyi biraz zor bir süreç bekliyor. Anlaşıldığı kadarıyla bu önümüzdeki dönemde öyle diyebilir miyiz ?

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Tabi ki diyebiliriz. Bunun işaretlerini de alıyoruz muhtemelen ekim ayında Meclis'in açılışından sonra bu konular ciddi bir biçimde önümüze gelecek.

Emre SAKLICA: Peki biz çok teşekkür ediyoruz.

Haksen Genel Başkanı Ayhan ÇİVİ: Ben Teşekkür ederim.
Eklenme : 31 Mart 2016

Bu habere ekli dosya bulunmamaktadır

Facebook'ta Paylaş
Adres : GMK Bulvarı 40/2 Kat 2 Maltepe / ANKARA - Telefon : (0312) 229 03 25 - ( - Faks : (0312) 229 03 26